Kapalı göğüs cerrahisi, göğüs kafesi açılmadan, göğüs duvarına yapılan birkaç santimetrelik deliklerden kamera ve ince aletler ilerletilerek yapılan ameliyat yöntemidir. Tıp dilindeki adı video yardımlı torakoskopik cerrahi, kısaltmasıyla VATS'tir. Aletlerin robot kolları aracılığıyla yönetildiği biçimine ise robotik torasik cerrahi denir.
Bu yöntemin klasik açık ameliyattan farkı, kesinin boyutundan çok kaburgalara yapılan işlemdir. Açık cerrahide iki kaburganın arası bir ekartörle aralanır; kapalı yöntemde ise kaburgalar arası açılmaz, aletler mevcut boşluktan geçirilir. Ameliyat sonrası ağrı farkının büyük bölümü bu ayrımdan kaynaklanır.
Kapalı Yöntemle Hangi Ameliyatlar Yapılır?
Kapsam sanılandan geniştir. Akciğerden lob çıkarılması, segment çıkarılması, kama biçiminde doku alınması, göğüs zarından biyopsi, akciğerde biriken havanın yol açtığı pnömotoraks cerrahisi, mediastendeki kitlelerin çıkarılması, timus bezinin alınması ve aşırı terleme için yapılan sempatektomi kapalı yöntemle gerçekleştirilebilir.
Göğüs boşluğunda biriken sıvının boşaltılması, iltihabi kabuğun soyulması ve zar yapraklarının birbirine yapıştırılması işlemleri de bu grup içindedir. Tanı konulamayan akciğer nodüllerinde çıkarım hem tanı hem tedavi amacı taşır.
Ameliyat Sırasında Ne Olur?
Hasta genel anestezi altında yan yatar konuma alınır. Ameliyat edilecek taraftaki akciğer geçici olarak söndürülür, karşı akciğer solutulmaya devam eder. Sönmüş akciğer, aletlerin çalışabileceği bir boşluk açar.
Göğüs duvarına genellikle bir ile üç arasında küçük giriş açılır. Bunların birinden yüksek çözünürlüklü kamera, diğerlerinden tutucu ve kesici aletler geçirilir. Görüntü ekrana büyütülmüş olarak yansır. Çıkarılan doku, göğüs boşluğunda dağılmaması için özel bir torba içine alınarak dışarı çıkarılır. Ameliyat sonunda bir dren tüpü yerleştirilir.
Tek Delikten Ameliyat Mümkün mü?
Uygun olgularda tüm işlem tek bir girişten yapılabilir. Uniportal VATS adı verilen bu yaklaşımda kamera ve aletler aynı delikten geçer. Cerrah açısından alet çakışması nedeniyle daha zorlayıcıdır, ancak hastada tek yara izi kalır.
Tek delik her hastaya uygun değildir. Tümörün yerleşimi, göğüs boşluğundaki yapışıklıklar ve hastanın anatomisi belirleyicidir. Ankara Göğüs Cerrahi Doktorları tarafından yapılan planlamada delik sayısı, işlemin güvenli biçimde tamamlanmasını sağlayacak biçimde belirlenir.
Robotik Torasik Cerrahi Ne Ekler?
Robotik sistemde cerrah hastanın yanında değil, konsolda oturur ve robot kollarını yönetir. Aletlerin uçlarında bilek benzeri eklemler bulunur; bu eklemler insan elinin dar alanda ulaşamayacağı açılarda hareket edebilir. Görüntü üç boyutludur ve el titremesi filtrelenir.
Bu özellikler özellikle mediasten gibi dar ve derin alanlarda, lenf düğümlerinin ince diseksiyonunda kolaylık sağlayabilir. Ancak robotik sistemin kurulum süresi daha uzundur ve her merkezde bulunmayabilir. Sonucun belirleyicisi cihazdan çok, planlamanın doğruluğu ve ekibin deneyimidir.
Yaygın Yanılgılar
Birinci yanılgı, kapalı yöntemin "daha az ameliyat" olduğu düşüncesidir. Doğru değildir. Çıkarılan doku miktarı ve onkolojik ilkeler açık cerrahiyle aynıdır; değişen yalnızca göğüs boşluğuna ulaşma biçimidir.
İkinci yanılgı, kapalı yöntemin her hastaya uygulanabileceği inancıdır. Tümörün büyüklüğü, göğüs duvarına ya da büyük damarlara yakınlığı, geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı yoğun yapışıklıklar açık cerrahiyi gerektirebilir. Üçüncü yanılgı ise ameliyatın kapalı başlaması durumunda mutlaka kapalı biteceği varsayımıdır; ameliyat sırasında gerekli görülürse açık cerrahiye geçilebilir ve bu bir komplikasyon değil, güvenlik gereğidir.
Kapalı Cerrahinin Sınırları
Göğüs duvarına yayılmış, ana damarları çepeçevre saran ya da çok büyük hacimli tümörlerde açık cerrahi tercih edilir. Ameliyat sırasında beklenmedik kanama olması, görüş alanının yeterli olmaması ya da yapışıklıkların çözülememesi de dönüşüm nedenleri arasındadır.
Hastanın tek akciğerle solunumu tolere edememesi de kapalı yöntemi sınırlayabilir. Bu değerlendirme ameliyat öncesi anestezi konsültasyonunda yapılır.
Göğüs Cerrahisi mi, Göğüs Hastalıkları mı, Kalp Damar Cerrahisi mi?
Kapalı akciğer ameliyatını yapan branş göğüs cerrahisidir. Göğüs hastalıkları dahili bir uzmanlıktır; ameliyat yapmaz, astım ve KOAH gibi hastalıkların ilaç tedavisini yürütür, tanısal bronkoskopi yapar ve ameliyat sonrası solunum tedavisine katkı verir.
Kalp ve damar cerrahisi ise aynı göğüs kafesi içinde çalışsa da farklı yapıları hedefler: kalp kasları, kapaklar, koroner damarlar ve aort. Kapalı yöntemle yapılan kalp ameliyatları bu branşın alanına girer ve akciğer cerrahisiyle karıştırılmamalıdır. Göğüs Cerrahi Ankara yönlendirmelerinde hastanın hangi bölüme başvuracağı, sorunun kaynaklandığı organa göre belirlenir.
Ameliyat Sonrası Ağrı
Kapalı yöntemde ağrının açık cerrahiye göre daha az olduğu bildirilmektedir; ancak "ağrısız" bir işlem değildir. Delik yerlerindeki kaburgalar arası sinirler zedelenebilir ve bir süre batma, uyuşma ya da hassasiyet hissedilebilir.
Ağrının yeterince azaltılması yalnızca konfor sorunu değildir. Ağrılı hasta derin nefes alamaz, öksüremez ve salgısını atamaz; bu da akciğerin sönmesine ve enfeksiyona zemin hazırlar. Bu nedenle sinir blokları, kaburgalar arası uygulamalar ve ilaç kombinasyonları planlı biçimde kullanılır.
Solunum Fizyoterapisi Kapalı Cerrahide de Gerekli mi?
Gereklidir ve çoğu zaman ihmal edilir. Kesinin küçük olması, akciğerin ameliyat sırasında söndürülmüş olduğu gerçeğini değiştirmez. Ameliyattan sonra akciğerin yeniden tam olarak genişlemesi ve salgının temizlenmesi gerekir.
Teşvikli spirometre ile derin nefes çalışmaları, kontrollü öksürme, omuz ve gövde hareketleri ile erken yürüyüş ilk günden başlatılır. Kapalı yöntemin ağrı avantajı, hastanın bu egzersizleri daha rahat yapabilmesini sağlar; asıl kazanç da buradan gelir. Egzersizlerin taburculuktan sonra da bir süre sürdürülmesi önerilir.
Göğüs Tüpü Ne Kadar Kalır?
Ameliyat sonunda yerleştirilen dren tüpü, göğüs boşluğunda biriken hava ve sıvıyı dışarı alır. Akciğer yüzeyinden hava kaçağı devam ettiği sürece tüp kalır. Kaçak kesildiğinde ve sıvı miktarı azaldığında tüp çekilir.
Hava kaçağının uzaması, özellikle amfizemi olan hastalarda karşılaşılan bir durumdur ve hastanede kalış süresini uzatabilir. Bu, ameliyatın başarısızlığı anlamına gelmez; akciğer dokusunun kırılganlığıyla ilişkili beklenen bir seyir olabilir.
İyileşme ve Günlük Yaşama Dönüş
Kapalı yöntemin bildirilen katkıları arasında hastanede kalış süresinin kısalması, günlük aktivitelere daha erken dönülmesi ve yara ile ilgili sorunların azalması yer alır. Yine de dönüş süresi hastanın yaşına, ek hastalıklarına ve yapılan işlemin kapsamına göre değişir.
Ağır kaldırma ve zorlayıcı hareketlerden belirli bir süre kaçınılması istenir. Kontrol randevularına gidilmesi, hem yara iyileşmesinin hem de akciğer genişlemesinin izlenmesi açısından önemlidir. Ankara Göğüs Cerrahi uygulamalarında taburculuk sonrası izlem planı hastaya yazılı olarak açıklanır.
Yara İzleri ve Uzun Dönem
Kapalı yöntemde göğüs duvarında birkaç küçük iz kalır. İzlerin görünümü zamanla soluklaşır; ancak tamamen kaybolmayabilir. Yara iyileşmesinin seyri kişinin cilt yapısına, yaşına ve sigara kullanımına göre değişir.
Uzun dönemde kaburgalar arası sinirlerin zedelenmesine bağlı olarak delik bölgelerinde uyuşma, karıncalanma ya da hava değişimlerinde hassasiyet bildirilebilir. Bu şikayetlerin çoğu aylar içinde azalır. Süreklilik gösteren ve günlük yaşamı etkileyen ağrıda değerlendirme yapılması ve ağrıya yönelik tedavi planlanması gerekir.
Karar Nasıl Verilir?
Yöntem seçimi tek başına hastanın tercihiyle yapılmaz. Tomografi bulguları, tümörün ya da hastalığın yerleşimi, hastanın solunum ve kalp kapasitesi, önceki ameliyat öyküsü birlikte değerlendirilir.
Bu değerlendirmenin ardından hastaya kapalı yöntemin uygulanabilirliği, gerektiğinde açığa dönüş olasılığı ve her iki yöntemin beklenen seyri anlatılır. Ankara Göğüs Doktoru görüşmesinde bu bilgilerin görüntüler üzerinden paylaşılması, hastanın süreci anlamasını kolaylaştırır.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Kapalı göğüs cerrahisi seçenekleri hakkında bilgi almak için bir göğüs cerrahisi uzmanına başvurmanız önerilir.